BASIN AÇIKLAMASI
Alptekin ŞAHİNTÜRK
DEMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı (Doğalgaz Enerji Mekanik Mühendisliği Sanayici ve İş İnsanları Derneği)
“Bina Yaşam Döngüsü Analizi, Mekanik Tesisat Sektörünün Stratejik Rolünü Daha da Güçlendirecektir”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan ve 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren belirli büyüklükteki yeni binalar için zorunlu hale gelecek Bina Yaşam Döngüsü Analizi (YDA) Belgesi, yalnızca yapı sektörü açısından değil, doğalgaz, enerji ve mekanik tesisat sektörü açısından da yeni bir dönemin başlangıcıdır.
Bugün artık binaların başarısı yalnızca mimari tasarımlarıyla değil ne kadar enerji tükettiği ne kadar karbon salımı yaptığı, hangi mekanik sistemleri kullandığı ve yaşam döngüsü boyunca çevreye bıraktığı etkiyle değerlendirilmektedir.
Mekanik tesisat sistemleri; ısıtma, soğutma, havalandırma, sıcak su üretimi, doğalgaz altyapısı, yangın tesisatı, otomasyon sistemleri ve yenilenebilir enerji uygulamalarıyla bir binanın enerji performansını doğrudan belirleyen en kritik bileşenler arasında yer almaktadır. Dolayısıyla yaşam döngüsü analizinde elde edilecek sonuçların önemli bir kısmı, proje aşamasında tercih edilen mühendislik çözümlerine bağlı olacaktır.
Artık yalnızca ilk yatırım maliyetine odaklanan anlayış yerini; enerji verimliliği yüksek, düşük karbon salımı yapan, işletme maliyetlerini azaltan ve sürdürülebilirlik kriterlerini karşılayan sistemlerin tercih edildiği yeni bir yaklaşıma bırakmaktadır.
Özellikle; yüksek verimli yoğuşmalı sistemler, ısı pompaları, ısı geri kazanımlı havalandırma sistemleri, bina otomasyon sistemleri, güneş enerjisi uygulamaları, akıllı sayaç ve izleme teknolojileri, düşük karbonlu mekanik ekipmanlar, önümüzdeki yıllarda yalnızca tercih edilen teknolojiler değil, aynı zamanda yapıların çevresel performansını belirleyen temel unsurlar olacaktır.
Diğer taraftan, yaşam döngüsü analizi yalnızca proje teslimine kadar devam eden bir süreç değildir. Binanın işletme döneminde gerçekleştirilen bakım faaliyetleri, ekipman değişimleri, enerji tüketimleri ve sistem performansları da bu sürecin ayrılmaz bir parçasıdır.
Türkiye’nin enerji ithalatını azaltması, karbon emisyonlarını düşürmesi ve uluslararası iklim hedeflerine uyum sağlaması açısından enerji verimli binaların yaygınlaştırılması stratejik önem taşımaktadır. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve küresel iklim politikaları doğrultusunda geliştirilen yeni standartlar, ülkemizde de mühendislik disiplinlerinin daha etkin rol üstlenmesini zorunlu hale getirmektedir.
Yakın zamanda gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi’nde de binaların enerji verimliliği ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik yeni hedeflerin gündeme gelmesi beklenmektedir. Bu gelişmeler, mekanik tesisat sektörünün teknolojiye, dijitalleşmeye ve sürdürülebilir mühendislik çözümlerine yaptığı yatırımların önemini daha da artıracaktır.
DEMSİAD olarak inanıyoruz ki; doğru mühendislik, doğru projelendirme ve nitelikli uygulama, yalnızca enerji tasarrufu sağlamayacak, aynı zamanda daha güvenli, daha ekonomik ve daha çevreci yapıların inşa edilmesine de katkı sunacaktır.
Bu kapsamda derneğimiz; üyelerimizin yeni mevzuata uyum sağlaması, mühendislik kalitesinin artırılması, mesleki eğitim faaliyetlerinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir yapı teknolojilerinin yaygınlaştırılması amacıyla kamu kurumları, üniversiteler, meslek odaları ve sektör paydaşlarıyla iş birliği içerisinde çalışmalarını sürdürmeye devam edecektir.
Enerji verimliliğinin, doğru mekanik tesisat uygulamalarının ve sürdürülebilir mühendislik anlayışının geleceğin şehirlerini şekillendireceğine inanıyor; sektörümüzün bu dönüşümün öncü aktörlerinden biri olacağına yürekten inanıyoruz.
Alptekin ŞAHİNTÜRK
Yönetim Kurulu Başkanı
DEMSİAD – Doğalgaz Enerji Mekanik Mühendisliği Sanayici ve İş İnsanları Derneği

